Dolaşım Sistemi

15 Aralık 2007 – 16:09

Dolaşım Sistemi Alm. Blutzirkulationssystem (n), Fr. Appareil (m) circulatoire, İng. Circulatory system. Vücudun, aldığı besin maddelerini, oksijeni ve kendi yaptığı hormonları gövdenin çeşitli kısımlarına dağıtması; dokulardametabolizma sırasında meydana gelen zararlı maddelerin zararsız hale gelmelerini veya atılmalarını sağlayan organlara ulaşması ile görevli sistem. Dolaşım sistemi kalp ve onunla kapalı devre yapan damarlardan kurulmuştur.Kalp, bu sistemin pompasıdır. Damarlarla pompanın attığı kanı vücutta dolandıran borulardır. Kırmızı kan damarları, yapısı ve fonksiyonları bakımından üç ayrı kısımda incelenebilir: 1)Atardamarlar, 2)Toplardamarlar, 3)Kılcal damarlar. Dolaşım sisteminin çalışması kalbin canlılık durumuna bağlıdır. Kalp, göğsün ortasında ucu sola dönük olarak yer alır. Çizgili kaslardan meydana gelmesine rağmen irade dışı çalışır. Kalbin çalışması birbiri ardından gelen sıkışıp-ufalma (sistol) ve gevşeyip-genişleme (diastol) hareketleri ile olur. Kalbin hareketlerini “kalbin iletim sistemi” denilen yapılar sağlar. Kendi içinde meydana gelen uyarıyla ritmik olarak çalışan tek organımız kalbimizdir. Kalbin özel sinir sistemi “sino-atrial düğüm”, “atrioventriküler düğüm” ve “his demeti” denilen sinir liflerinden meydana gelir. Kalbin özel tembih sistemi otonom sinir sisteminin etkisi altındadır. Bu sistemin “parasempatik” bölümünden gelen uyarılar kalbi yavaşlatırken “sempatik” bölümünden gelen uyarılar kalbin l dakikadaki atım sayısını arttırır. Kalbin normaldeki atım sayısı dakikada 60-90 arasındadır. Kalb atışları genel olarak bilekte nabız oluğuna basarak veya kalbi dinleyerek sayılır. Kalbin normalden fazla atmasına “taşikardi” normalden az atmasına “bradikardi” denir. Kalbin sıkıştığı an, karıncıklardaki kanı aorta ve akciğer atardamarına attığı andır. Bu anda sol karıncıktaki temiz kan vücuda atılırken, sağ karıncıktaki kirli kanoksijenlenmek üzere akciğere yollanır. Atardamarlar: Kalbin pompaladığı kanı organ ve dokulara götüren ve kılcal damarlara dağıtan borulardır. Kesitlerinde genellikle yuvarlak ve kalın duvarlı olarak görünürler. (Bkz. Atardamarlar) Toplardamarlar: Vücutta kullanılan kanı akciğere pompalanmak üzere kalbe getiren damarlardır. Genişlikleri atardamarlardan daha fazladır. Toplardamarların içinde kanın geri kaçmasını önleyen kapakçıklar bulunur. Duvarları ise atardamar duvarından daha incedir. Kılcal damarlar: Atardamarlar dokulara yaklaştıkça düzenli bir şekilde dallanırlar. Bu dalların çapı gittikçe küçülür ve sonunda kılcal damarları meydana getirirler. Kılcalların atardamar tarafındaki kısmına “arteriol”, toplardamar tarafındaki kısmına “venül” denir. Madde alış-verişi genel olarak arteriol ve venüller arasındaki kapiller damar ağında olur. Dolaşım sisteminin görev olarak iki alt grubu vardır: 1) Büyük dolaşım (sistemik dolaşım), 2) Küçük dolaşım (akciğer dolaşımı). Büyük dolaşım: Kalbin sol karıncığına akciğerlerden oksijenlenmiş olarak gelen kan aradaki mitral deliği vasıtasıyla sol karıncığa geçer. Sol karıncığın kasılmasıyla içindeki kan aorta atılır. Atardamarlar boyunca kan bütün vücuda yayılır. Kapiller damarlar seviyesinde kan doku arasında madde ve gaz alış verişi vuku bulur. Burada oksijenden fakirleşen ve bazı maddelerini kaybeden (kirlenen) kan toplardamarlar vasıtasıyla kalbin sağ kulakçığına gelir. Kanın kalbin sol karıncığından çıkıp sağ kulakçığa dönmesine kadar olan bu işleme büyük dolaşım denir. Küçük dolaşım: Kalbin sağ kulakçığına gelen kirli kan aradaki triküspit kapağından sağ karıncığa geçer. Sağ karıncığın kasılmasıyle akciğerlere giden kan buradan temizlenmiş (oksijenlenmiş) olarak kalbin sol kulakçığına döner. Bu olayın bütünü de küçük dolaşımı meydana getirir. Bu dolaşımın şemasını ilk olarak çizen, Türkistanlı Ali bin Ebi’l-Hazm’dır (v. 1288). (Bkz. İbn-i Nefis) Kan damarlarının yanısıra doku sıvısının bir kısmı da akkan damarları (lenf dolaşımı) ile sistemik dolaşıma iletilir. Lenf damarları kör uçlu, ince duvarlı borular şeklindedir. Bunlar birleşerek büyük akkan damarlarını, bunlar da birleşerek “göğüs akkan kanalı”nı meydana getirirler. Bu kanal boyunda toplardamar sistemine dökülür. Dolaşım sisteminde kanın dolanımının sağlanması için kalp kasılma ve gevşemesine göre damarlarda belli bir basınç meydana gelmektedir. Buna kan basıncı veya “tansiyon” ismi verilir. Sistolik kan basıncı, 110-140 mm civa, diyastolik kan basıncı, 70-90 mm civa arasında olmalıdır. Ancak yaşla paralel olarak normal sınırlar biraz aşağı veya yukarı kaydırılabilir. Yaş arttıkça normal üst sınırlar yükselir. Ayrıca cinse göre ve tansiyon ölçülme pozisyonuna göre (ayakta, oturarak veya yatarak) de değişiklik olabilirse de genel olarak bu rakamların üstü yüksek tansiyon altı ise düşük tansiyonu gösterir. Tansiyonun normal olmaması başta kalp, beyin, böbrek ve göz olmak üzere birçok dokuda rahatsızlık ve bozukluklara sebeb olur. Kaynak: Rehber AnsiklopedisiDolaşım sistemi hakkında bilgi, Dolaşım sistemi nedir? Dolaşım sistemi tedavisi için lütfen bir uzmana başvurun.
Dolaşım sistemi hastalığı hapları ilaçları

Tansiyon Düşüklüğü

15 Aralık 2007 – 16:08

Tansiyon, ateşli hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, içsalgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonrakiiyileşme döneminde düşer. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veyasıcakta fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyondüştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli birhastalığın işareti olabilir.

Tansiyon düşüklüğü hakkında bilgi, Tansiyon düşüklüğü nedir? Tansiyon düşüklüğü tedavisi için lütfen bir uzmana başvurun.
Tansiyon düşüklüğü hastalığı hapları ilaçları

Güneş Yanığı

15 Aralık 2007 – 16:07

Güneş yanığı

Vücudun güneşte kalan kısımlarında bir süre sonra yanma, kızarma ve kaşıntı başlar. Kısa bir süre sonra da su toplar.

Güneş yanığı hakkında bilgi, Güneş yanığı nedir? Güneş yanığı tedavisi için lütfen bir uzmana başvurun.
Güneş yanığı hastalığı hapları ilaçları

Gıda Zehirlenmesi

15 Aralık 2007 – 16:05

Sık sık rastlanan gıda zehirlenmesinin ptomain denilen maddelerden ileri geldiği, bu terimi 1870 yılında ilk kez kullanan İtalyan toksikoloğu SPELMİ’den beri söylenegelmiştir. Ptomain proteinin bakteriyel ayrışmasından ileri gelen zehirli bir ürün olarak kabul edilerek gıda zehirlenmesi kokuşma ile birleştirilmek istenmiştir. Şimdi ise ptomain zehirlenmesi anlamının yanlış olduğu ileri sürülmektedir. Gerçekten, limburger peynirinde birçok kokuşma bakterileri bulunup proteinler çok ileri giden kokuşmaya maruz kalmışlardır. Buna rağmen bu peyniri yiyenler hiç bir şey olmazlar. Bundan başka ptomain zehirlenmesini yapan olarak kabul edilen birçok organizmalar bağırsaklarımızda bulunmaktadır. Bu organizmalar gıdalarda meydana getirdikleri protein parçalanma ürünlerini belki de aynen bağırsaklarımızda yapmaktadırlar. Onun için ptomain zehirlenmesi bir gerçek olsaydı sık sık hastalanmamız gerekirdi. Yine de gıda zehirlenmesinin ptomainlerden ileri geldiği özerinde ısrar edenler vardır. Nedenleri çok iyi bilinen gıda zehirlenmesi şekillerini şu dört sınıfa ayırabiliriz:1. Kimyasal zehirlerden ileri gelenzehirlenme,
2. Zehirli bitki veya hayvanlardan ileri gelen zehirlenme,
3. Bakteriler tarafından yapılan toksinlerden ileri gelen zehirlenme,
4. Protozoa, bağırsak kurtları ve nematodların sebep oldukları hastalıklar.

1. Kimyasal Maddelerle Zehirlenme
Metallerin çoğu bir dereceye kadar çözünür olduklarından, metalik kaplarla temasta olan gıdalar bu metallerle bulaşırlar. Bununla birlikte, mutfak levazımatında kullanılan metallerin çoğu demir, çelik, alüminyum ve kalay zehirli değillerdir.
Bakır elementi beslenme bakımından gerekli ise de bakırın bazı tuzları zehirlidir. Onun için bakır kaplarda yemek pişirilmesi veya saklanması doğru görülmemektedir.

Düşük kaliteli emaye kaplar bazen zehirli metallerden antimon ihtiva ederler. Çinko ve civa da zehirlidir.

2. Zehirli Bitki ve Hayvanlar
İnsanlar için zehirli bazı bitki ve hayvanlar vardır. Nadir olmakla birlikte bazı yerlerde, senenin bazı mevsimlerinde çıkarılan midyelerden zehirlenmeler görülmüştür. Bazı mantarların da zehirli olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Ergotizm denilen zehirlenme buğday veya pirinç üzerinde gelişen bazı mantarlardan ileri gelir. Favizm denilen hastalık da bazı bakla cinslerinin yenmesinden veya ana bitkinin çiçek tozlarının (pollen) inhalasyonundan ileri gelir. Yılankökü zehirlenmesi de bu bitkinin fazla bulunduğu yerlerde görülen ineklerin sütlerinin içilmelinden ileri gelmekledir. Bazı bitkiler de zehirlenme yapacak derecede oksal asid meydana getirirler. Yeşillik olarak kullanılan ravent yapraklarından olan zehirlenmenin bu maddeden ileri geldiği anlaşılmıştır.

3. Bakteriler.
Birçok gıda zehirlenmeleri gıda içerisinde bakterilerin salgıladıkları toksinlerden ileri gelir, örneğin, etten zehirlenmelerin nedeni hemen tamamıyla bakterilerdir insanlarda gıda zehirlenmesini yapan bakteriler dört cinstir :
(a) Clostridium botulinum,
(b) Genellikle Staphylococcus denilen Micrococcus,
(c) Salmonella, ve
(d) Streptococcus.

(a) Botulizm
İçinde Closlridium botulinum’un geliştiği ve bunun toksini bulunan gıdalar botulizm yaparlar. Bu organizma spor teşkil eden, anaerob bir toprak saprofitidir, sebzelere buradan geçer. Onun için hayvan bağırsak ve dışkılarında da bulunur, insanlara çokluk sosis, balık ve uygun şekilde hazırlanmamış konservelerden geçer. Bu konserveler özellikle evlerde yapılan sebze konserveleridir. Memleketimizde botulizm pek o kadar görülmemektedir. Toksin bulunmadıkça organizma enfeksiyon yapmaz ve zehirlenme işaretleri görülmez. Organizmanın gıdada gelişmesi sağlanırsa, kuvvetli toksinler meydana getirilebilir ve onun için bu gıda tüketilirse botulizm meydana gelir. Organizma tamamıyla anaerob olduğundan, oksijeni büsbütün çıkarılmamış gıdada gelişemez. Nitratlar da (etlerde) gelişmesini zorlaştırırlar. Toksinleri pek dayanıklı değillerdir, başka bakterilerin bazı enzimleri tarafından parçalandığı gibi ısı ile de tahrip olur.

Ctostridium botulinum kuvvetli sakkarolitik etkiye malik olduğu halde, genellikle kokuşturucu veya proteolitik anaerop organizma olarak sınıflandırılır.. Enerji kaynağı olarak şeker kullanımdan, son urun genellikle bütir asiddir. Onun için botulizme sebep olan gid.br çokluk bütir asid kokusu verirler. Bununla birlikte bütir asid her vakit meydana gelmez, ve organizma pek aktif proleolitik cinsten olmadığından, bu grubun geliştiği gıdada kokuşma da olmayabilir. Onun için botulizm yapan gıdalar çok kez tat ve koku bakımından normaldirler. Bununla birilikte Clostridium botulinam tek bir tür değildir, organizmanın bir çok değişik cinsleri vardır. Sporlar, ısıya, özellikle kuru ortamda çok dayanıklıdırlar. Isıya en çok dayanıklılık 120°C da 4 dakika, 110 °C de 32 dakika, 100°C’de 330 dakika olarak verilmektedir Bunlar herhalde ortamınniteliğine göre değişir. Fakat Clos. bot. Toksinleri ısıya duyarlıdırlar. 80°C’ de bir iki dakika ısıtmakla zararsızhale gelirler. Onun için gıdalar uygun şekilde ısı işlemine tabi tutulursa bu şekilde bir gıda zehirlenmesi tehlikesi kalmaz.

Clos. bot. Toksinlerinin sindiriminde birçok betiler görülebilir. Merkezi sinir sistemindeki belirtilerinden önce bulantı ve ağır mide karışıklıkları ve kusma olabilir. Bulantı genellikle zehirli gıdanın yenmesinden 24 saat içinde görülür. Keza diarre erkenden görülebilir, hastalığın sonunda da çokluk kabız olabilir. Botulizmin tipik belirtisi merkezi sinir sistemindeki paralizidir. Çift görme, yutmada zorluk, solunum, eksikliği genellikle görülen belirtilerdir, ölüm genellikle bu solunum eksilmesinden olur. Çoğu tehlikeli vakalarda hasta ölüme kadar akli idaresine iyi sahiptir. Çokluk ölüm 3-4 günde vuku bulur, tehlikesiz vakalarda iyileşme yavaş cereyan eder.
Botulizm için bilinen yegâne tedavi vasıtası, antitoksindir. En büyük zorluk belirti görülünceye kadar zehirlenmemenin bilinmemesindedir. Belirti görülünceye kadar, antitoksin kullanılmasında beklenilen sonuç gecikilmiş olunabilir. Gıdada toksin aramak için gıdanın santrifujle alınan suyu farelere şırınga edilir. Toksin fare, kobay ve güvercin için öldürücüdür.

(b) Stafilokoksik gıda zehirlenmesi
Botulizm gibi stafilokoksik gıda zehirlenmesi de tüketimden önce gıdada meydana gelmiş toksinlerden ileri gelir. Bu belki bütün gıda zehirlenmesi tiplerinin en alışılmış şeklidir.

Vakaların çoğu pek ciddî değildir ve hiçbir zaman doktor müdahalesi gerektirmez. Bu şekilde gıda zehirlenmesine maruz kalma hemen hiçbir yetişkin kimse yoktur. Hastalık botulizmden çok daha tehlikelidir, belirtiler kısa sürer ve iyileşme çokluk çabuk ve kesindir. Ölüm pek nâdir görülür. Olguların çoğu belki yanlışlıkla ptomain zehirlenmesi olarak gösterilmiştir.
Bu çeşit gıda zehirlenmesinin nedeni olan organizma çok dağılmış haldedir. Birçok kimselerin cilt, burun ve boyunlarında bulunur. Sivilce, kabarcık ve çıbanı yapan başlıca bu organizmadır. Bütün stafilokoklar zehirlenme nedeni enterotoksin yapmazlar. Ve toksin yapan cinsi ile yapmayan cinsi arasında memnun edici gerçek bir ayırt etme denemesi yoktur.

Stalilokoklu gıda zehirlenmesi belirtileri, bulaşmış gıdanın yenmesinden 2-6 saat içinde görülür. Bu zaman, alınan gıda, miktarına ve toksin miktarına bağlıdır. Genellikle görülen belirtiler bulantı, kusma, karında kramp ve diarredir. Ciddî olgularda dışkıda ve kusmada kan görülebilir. Orta derecedeki olgularda bulantı ve kusma olabilir fakat ishal olmaz, ölüm ihtimali pek azdır. Çoğu olgular birkaç gün içerisinde iyileşir. Toksinin etkili insandan insana değişmektedir. Buna özgü, önemli bir tedavi ilâcı yoktur.

Stafilokoksik gıda zehirlenmesinin kontrolü herkesin sağlığı ile ilgili kimseler için en önemli problemlerdendir. Organizmalar doğada o kadar geniş dağılmış durumda bulunurlar ki, gıdaları bunlarla bulaşmaktan korumak imkânsızdır. Birçok gıdalar bunların gelişmesinde en uygun ortam teşkil ederler. Stafilokoklardan korunmanın en iyi çaresi soğutmadır. Gıdalar ağır şekilde bulaşmış olsalar bile 4-6°C da tutulursa enterotoksinlerin gelişmediği görülmektedir. Bundan soğutmanın ne kadar önemli olduğu anlaşılır ve halkın bu bakımdan aydınlatılması gerekir.

(c) Salmodella gıda zehirlenmesi
Salmonella toksin yapmaz, doğrudan doğruya bağırsak enfeksiyonu şeklinde etki eder. Salmonella grubu birbirine çok yakın birçok organizmaları içine alır. Pastörizasyon sıcaklığında kolayca tahrip edilirler. Salmonella ile zehirlenmede belirti, bulaşmış gıdanın tüketiminden bir iki saat içinde görülebildiği gibi bir iki gün sonra da meydana gelebilir. Stafilokoksik zehirlenmeden daha uzun sürer; ölüm oranı yüzde l den daha azdır.
Bu cins zehirlenmeden korunmak için en önemli iş kesilen hayvanların sıkı muayene edilmesidir. Birçok olguların, kesildiklerinde enfeksiyona olmuş hayvanlardan ileri geldiği saptanmıştır.

İnsanlarda bağırsak iltihabı (enteritis) yapan Salmonella çok kez kemiricilerin dışkılarında bulunmuştur. Onun için etlerin saklandıkları yerlerin farelere karşı korunmalı olmasına dikkat edilmelidir. Bıçakların iyi sterilize edilmesi, mezbahaya gelen suyun temiz olması, etleri mezbahadan tüketiciye kadar soğutulmuş olarak göndermek, gıdaları sineklerde korumak,bulaşmaları önlemek için alınacak tedbirlerdendir.

(d) Diğer organizmalarla zehirlenme
Bu gördüğümüz gıda zehirlenmesi yapan organizmalardan başka gruplardan da şüphelenilmektedir. Streptokoksik zehirlenme olgusu pek az saptanmıştır. Bu organizmalar stafilokoklardan daha az ısıya dayanıklıdırlar. Zehirlenme belirtisi stafilokoksik belirtilere benzer, fakat daha hafiftir.
4. Protozoa, bağırsak kurtları, ve nematodlar ile zehirlenme
Gıdalarla alınan protozoa ve parazitler tarafından meydana getirilen hastalıkları burada ayrıntılı olarak tartışmayacağız. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki, amibi! dizanteriyi yapan Endamoeba histolytlca ve ishal yapan Trihomonas kominis protozoalardır. Süt ve pişmemiş gıdalarda yaşayan diğer protozoalar Giardia lamblia ve Chilomastlx menilidir.

Trichinosis bir nematod (iplik solucan) un neden olduğu hastalıktır. Trichinella spiralis bulunan domuz etinin uygun şekilde pişirilmeden yenilmesinden meydana gelir. Bağırsakta büyük solucanlar yetişir. Bunlar geliştikçe çok sayıda embriyonlar meydana getirirler ki, bunlar bağırsak cidarını geçerek vücudun her yanına dağılabilirler ve nihayet kaslarda yerleşirler.

Hastalığın başlangıcında iştah kesilmesi, bulantı, kusma, karında ağrı ve ishal görülür. Daha sonra kas ağrıları duyulur. Hastalık haftalarca sürebilir ve ateş 38-39°C ye çıkabilir. Fakat parazitler sıcaklığa dayanamadıklarından iyi pişmiş domuz eti trichinosis bakımından tamamıyla sağlıklıdır. Hastalıkların çoğu iyi pişmemiş domuz sosisi yemekten olmaktadır.

Trichinella spirali» ile enfekte olmuş domuz eti keza soğutma ile hastalıksız kılınabilir. Kritik sıcaklık yaklaşık olarak - 12°C dır. Onun için domuz eti veya ürünleri bu sıcaklığın altında tutulursa trişinler zamanla ölürler. -150C da 20 gün tutulan ette trişin korkusu kalmaz. -35°C da ise 24 saatten daha az bir zamanda parazitler harap olurlar. Sosislerin uygun şekilde tuzlanıp kurutulmasıyla de domuz sosisleri hastalıksız tutulabilirler. Taenia sajinata sığır şeridi, taenia soliıım domuz şeridi bağırsak kurtlarıdırlar. Trematodlar yassı şeritlerdir, bunların hepsi hastalık yaparlar.
Zehirlenmeler

Konserve Zehirlenmeleri (botilizm)
 Sebze ve balık konservelerinde daha sık.
 Evde hazırlanan konservelerde daha sık.
 Bozulmuş gıda alımından sonra, 4 saat ile 8 gün arasında belirtiler ortaya çıkar.
 Yukarıdaki belirtilere ek olarak, görme bozukluğu, göz kapakları hareketlerinde zorlu ve konuşma zorluğu ortaya çıkar.
 Genellikle ateş yoktur.
 Birden fazla insanın aynı belirtilerle hastalanmış olması tanı koydurur.
 İlk müdahale: Hastayı kusturmaktır. Tedavi hastanede yapılır.
Mantar Zehirlenmeleri
 l ile 24 saat arasında belirtiler başlar.
 Gözde yaşarma, tükürük salgısının artması, terleme ve kusma, göz bebeklerinin ki kramplar ve ishal, ileri hastalarda koma ve ölüm görülür.
 Tedavi hastanede yapılır.
 Korunma : Bilinen mantarlar dahi, değişik büyüme dönemlerinde zehirlenme yapar. Kültür mantarı yenilmelidir.
Balık Zehirlenmeleri
 Hemen tamamı kas ve organlarında toksin içeren balıkların yenmesiyle oluşur.
 Batı Hint adaları, pasifi k kıyıları, Florida sahillerinde 400 aşkın balığın eti bu zehirleri
 Zehir balığın tadını değiştirmez ve pişirme ile ortadan kalkmaz.
 Belirtiler, bulantı kusma, karında ağrı ve ishaldir. Bir gün kadar sürer.
 •Daha önemlisi uzun süren baş ağrıları ve psikolojik bozukluklar olabilir.
Kabuklu Deniz Hayvanları ile Zehirlenme
 Pasifik okyanusu çevresinde, haziran ekim arasında kabuklu DH yenmesi ile orta ölüm görülebilir.
 Bizim ülkemizde daha mikrobik ve ağır metal zehirlenmeleri(nadir), görülür.
ÇinLokantasıSendromu
 Monosodyum glutamatÇinyemeklerindesıklıkla olmayanlarda yüzde yanma, kızarma ve göğüs ağrısı meydana gelir.
İlaç ve Kimyasal Madde Zehirlenmeleri
 İlk yapılması gereken kusturmaktır. Bununla birlikte alkali veya asit içmiş olan gerekir. Bu durumda su içirerek seyreltmek daha doğrudur.
GIDA ZEHİRLENMELERİNDEN KORUNMA
Gıda zehirlenmelerin önlemekte personel hijyeni, paketleme ve taşınma, pişirme ve tekrar saklama dikkate alınmalıdır. Bakterilerin çoğalması sıcaklık, rutubet kendileri için uygun besin, nötral pH ve beklemeye bağlıdır. Sıcaklık için gıda ısıtılır veya soğutulur. Rutubet için kurutma yapılır. Bakteriler için uygun besin olan et, süt ve yumurtaya şeker, tuz, yağ katılır. Nötral pH as pH’a dönüştürülür. Hazırlanan gıda ortaklıkta bırakılmaz ve böylece toksit etkene çoğalma ortamı sağlanmaz.
Gıdaların hazırlanması ve taşınmasından sonra en önemli nokt saklanmasıdır. Saklanmaya ait bilgiler Tabloda görülmektedir.

Tablo: Gıdalar için Soğuk Saklamanın Prensipleri
Gıda Cinsi Saklama Standardı
Dondurulmuş Gıdalar -18-30 °C arasında
Balık ve diğer deniz ürünleri0-5 °Carasında
Et, Kuş ve kümes hayvanları0-4 °Carasında
Süt ürünleri 4-8 °Carasında
Muz hariç meyveler, sebzeler 7-10 °Carasında
ve diğer çabuk bozulur gıdalar
Tüm çabuk bozulan gıdalar için 10 °C
maksimum müsaade ısısı

Gıda Güvenliğinin Önemi ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri
Gıda zehirlenmeleri toplum sağlığını ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. Sağlıktaki olumsuz etkileri nedeniyle çalışamamazlık ya da verimsiz çalışabilme gibi işgücü kayıpları ve sağlık harcamaları ekonomik kayıpları oluştururken, gıda zehirlenmeleri ölümlere de neden olabilmektedir.
Türkiye’de sağlıklı rakamlar bulunmamakla birlikte, gıda güvenliği sistemini kurmuş, sürekli denetimlerini yapan, eğitim ve gelir düzeyi Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan İngiltere’de, yılda 4.5 milyon insan gıda zehirlenmelerine maruz Kalmaktadır. Ancak bunlardan sadece 750 000 kişinin hekime başvurduğu belirtilmektedir. Salmonella ve Campylobacter zehirlenmelerinin (yılda yaklaşık 500 000 vaka) en sık karşılaşılan zehirlenme olduğunu saptanmıştır. Yılda yaklaşık 50-60 kişinin de gıda zehirlenmeleri sonucunda öldüğü belirtilmektedir.

İngiliz Gıda Standartları kuruluşu, gıda zehirlenmeleri kaynaklı sağlık harcamalarında 2006 yılına kadar yılda yaklaşık 700 milyon $ tasarruf sağlamak üzere

 Yüksek riskli gıdalarla uğrasan küçük işletmelerdeki riskin azaltılmasına,
 Gıdayla uğraşanların uygun eğitim almalarına,
 Evdeki gıda hijyeni uygulamalarının iyileştirilmesine,
 Endüstriyel gıda üretim uygulamaların iyileştirilmesine,
yönelik çalışmalar başlatmıştır. Benzer gerekçelerle benzer çalışmalar Avustralya’da da yürütülmektedir. Ayrıca, Avustralya hükümeti gıda güvenliği standardı hazırlamış olup, uygulama koymak üzere gıda endüstriyle görüşmeler yapmaktadır.

Ülkemizin eğitim ve gelir seviyesinin göreceli düşüklüğü, gerekli fiziki yatırımların yapılamaması, denetim uygulamalarının sürekliliğinin yeni yeni sağlanmaya çalışılması, hizmet içi eğitimlerin yürütülememesi, kalabalık nüfusu, yıllarca süren mevzuat eksikliği ve yetersiz mevzuat nedeniyle gıda zehirlenmelerinden kaynaklanan, ölümle sonuçlanan vakaların, sağlık harcamaların ve iş gücü kayıplarının daha fazla olacağını tahmin etmek mümkündür, işletmelerin ve okulların yemek/mutfak işlerini taşeronlara devretmeleri, şehirleşmeye koşut olarak giderek daha fazla insanın ev dışında yemek yemeye başlaması, gıda güvenliği denetim, eğitim ve uygulama ihtiyacını daha da fazla artırmaktadır.

Okyanus Bilgi Ambarı, tüketici, eğitimci, öğrenci ve gıda üreticilerinin, gıda güvenliği ve kalitesi alanında bilimsel temelli bilgi ve eğitim ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak üzere oluşturulmuştur. Böylelikle halkın gıda zehirlenme riskini en aza indirgemesine katkı sağlanabilecektir.

Cinsel İsteksizlik

15 Aralık 2007 – 16:03

İSTANBUL - Prof. Dr. Halim Hattat, yapılan araştırmalarda cinsel isteksizlik çeken erkeklerde 5 yıl içerisinde diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma risklerinin çok daha yüksek oranlarda görüldüğünün altını çizdi.

Bel çevresine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Hattat, şöyle dedi:
“Araştırmalar, bel çevresinin erkekte 102 cm’i geçtiği, yararlı HDL kolesterolde azalma, trigliserid ve bazen de zararlı LDL kolesterol seviyelerinde artışın olduğu, kan basıncı yüksekliği ve insülin direncinin görüldüğü Metabolik Sendrom adı verilen sağlık sorununda genel sağlık durumunun cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon sorunları ile yakından alakalı olduğunu gösteriyor. Sertleşme ve cinsel isteksizlik sorununun diyabet, kalp hastalıkları ile bu kadar yakından ilişkili olması, beslenme ve yaşam tarzında değişiklik yapmak isteyen erkekler için önemli bir motivasyon oluşturuyor.

TESTOSTERON SEVİYELERİNİZ ALARM VERİYOR MU?
Orta yaş ve sonrasında erkeklerin rutin kontrollerinde testosteron eksikliğinin mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Hattat şöyle devam etti:
“Erkekler cinsel istek azlığının metabolizma için bir alarm durumu oluşturduğunun farkında değil. Testosteron eksikliği tedavi edilebilir ve düzeltilebilir bir sağlık sorunudur. Bu tedavi sadece cinsel sorunları çözmekle kalmaz, yaşam kalitesini de arttırır. Testosteron yerine koyma tedavisi diyabet, kalp, yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli bir yarar sağlar. 40 yaşın üzerinde bir erkekseniz, testosteron seviyenizi bilmenizde yarar var.”

DOKTOR KONTROLÜ ŞART!
Prof. Hattat, bu hormonların yanlış kullanıldıklarında sağlık riski oluşturabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sadece bilgili ve deneyimli bir doktorun hastanın ihtiyaçlarını doğrultusunda hormonların zarar yaratmayacak, doğru miktarlarına karar vermesi gerekiyor. Prof. Hattat testosteron tedavisini şöyle özetledi:
“Testosteron seviyeleri kan analizleriyle ölçülebilmektedir. Eğer testosteron seviyesi düşükse hormon yerine koyma tedavisi yapılabilir. Hormon yerine koyma tedavisiyle hormonların ikmali her erkek için özel olarak düzenlenmeli ve düzenli takip muayeneleriyle kontrol edilmelidir. Testosteron tedavileri için 3 aylık enjeksiyonlar ya da jeller öneriyoruz. Doktorunuz böyle bir karar verirse prostat büyümesi sorununuz olmadığından emin olmak için Prostat Spesifik Antijen isimli tetkiki isteyecek ve ihtiyaç duyarsa sizi bir prostat muayenesinden geçirecektir. Çünkü bu tedavi prostat kanseri oluşumuna neden olmamakla birlikte olası bir kanserin ilerlemesine yol açabilir. Bu şekilde kontrollerle yapılan testosteron tedavisinin ardından hastaların cinsel yaşam ve genel sağlık durumunuzda hızla düzelme eğilimi gözlemliyoruz.”

Lida Zayıflama Hapı

15 Aralık 2007 – 16:03

Gıda takviye hapı olarak ithal edilen zayıflama hapı diye bilinen Lida yasaklanabilir. İlaç tahlilde.

Gıda takviye hapı olarak ithal edilen ‘Lida’nın içinde ölüme neden olan ‘Sibutramin’ bulununca ilaç tahlile gönderildi

Kalp krizi sonucu ölen bilgisayar mühendisi Ertan Geyik’in, Çin’den kaçak getirilen, kalp ve karaciğer yetmezliğine neden olan zayıflama hapını kullandığının iddia edilmesi dikkatleri yeniden “Lida” adlı ilaca çevirdi. Şikayetler üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı, obezite tedavisinde kullanılan sibutramin isimli maddenin belirtilenden 4 kat fazla olduğunu tespit edip Nisan ayında toplatma kararı almıştı. Bakanlık, Mayıs ayında ise kapsülün ithali için Tarım Bakanlığı’ndan izin alan iki firmanın aynı kaynaklı olduğunu tespit ettiklerini ve ürünlerden birinde sibutramin tespit edildiği için tedbiren her iki ürün hakkında da toplatma kararı verildiğini açıklamıştı.

Analiz bekleniyor

Kapsülün 1,5 aydır eczanelerdeki satışı devam ederken Sağlık Bakanlığı bir kez daha harekete geçti. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç, kapsülün Refik Saydam Enstitüsü’nde yeniden incelemeye alındığını belirterek şöyle dedi: “Sibutramin maddesi normalden 4 kat fazla çıktığı için toplatma kararı vermiştik. Ancak daha sonra firma itiraz edince tekrar Refik Saydam’a gönderdik. Yapılan analizde sibutramin maddesi çıkmaması elimizi kolumuz bağladı. Ne varki ithal ürün olduğu için İstanbul Gümrük Başmüdürlüğü gümrükte bekleyen ürünü analize tabi tutmuş ve sibutramin tespit edilmiş. Ancak raporda maddenin miktarı belirtilmemiş. Bu nedenle yeniden Refik Saydam’a gönderdik. Analiz sonucunda yüksek oranda sibutramin tespit edilirse ürünü yasaklayacağız.”

15 günde 11 kilo verdim, korktum

Vatan muhabiri Tülay Şubatlı da bu ilacı bir süre kullandı. Şubatlı, izlenimlerini şöyle anlattı: “İlk gün inanılmaz derecede hiperaktif etki yaptığını gördüm. 3 saatlik bir uykuyla başladığım günü çok zinde ve enerjik geçirince acaba hapın içinde extacy türü bir uyarıcı mı var diye düşündüm. İlaç hem enerji veriyor hem de çok büyük oranda tokluk hissi uyandırıyordu. İlk gün öğleden sonra saat 5 sularında o gün hiçbir şey yemediğimi fark ettim. 2’nci gün öğleden sonra kalbimde çok hafif bir çarpıntı hissettim. 3 gün sonra çarpıntılar geçti. Bu arada sabahları uyandığımda gözlerimi açtığımda tansiyonumun düşük olduğunu farkettim. Tansiyonumu ölçtürdüğümde ise değerler normal çıkınca kullanmaya devam ettim. Ancak 15 günün sonunda 11 kilo birden verince korktum. Bu kadar hızlı kilo vermek moral vermişti ama sağlığımdan endişe edince ilacı kullanmayı bıraktım.”

(Kaynak: Vatan)

İlaçsız Tüp Bebek Tedavisi

15 Aralık 2007 – 16:00

Çocuk özlemi çeken ve tüp bebek yöntemine başvuran hastalara sunulan ilaçsız tüp bebek uygulamaları ne kadar yararlı ve başarılı sorusuna cevap arıyorsanız Doç. Dr. Bülent Urman’ın kaleme aldığı bu yazıyı mutlaka okuyun.

Tüp bebek uygulamasına alternatif olarak sunulan IVM (in vitro maturasyon), yani ilaçsız tedavi,  yumurtaların laboratuar ortamında olgunlaştırılması ile gerçekleştiriliyor. Bu yöntem 1990’lı yılların sonlarından itibaren kullanılmaya başlandı. IVM’de kısa süreli ilaç kullanımı veya hiç ilaç kullanılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtalar dış ortamda olgunlaştırılır ve daha sonra döllenerek transfer edilir.

Yöntem ilk olarak ilaçlara aşırı cevap veren polikistik over sendromlu (yumurtlama problemi olan) kadınlarda ilaç kullanılmadan tüp bebek yapılmak amacı ile ortaya atıldı.

Horlama Nedenleri

15 Aralık 2007 – 16:00

Normal erişkin insanların en az %45’i zaman zaman horlamaktadır. %25’i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar.

A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlarıdır (Sırt üstü yatarken horlama daha çok artar.). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.

HORLAMANIN NEDENİ NEDİR?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

HORLAMA CİDDİ BİR SORUN MUDUR?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu “tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.” “Uyku apnesi” diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.

HORLAMA TEDAVİ EDİLEBİLİRMİ?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralana önerilere uyulmalıdır.

1. İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.

2. Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen allerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.

3. Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.

4. Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.

5. Aşırı yorgunluktan sakınmalı.

6 .Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.

7. Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.

8. Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu allerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama - Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Laser ın kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Unutmayın: Horlama nefes almanın tehlikeli biçimde kesilmesidir. Horlama komik değildir, umutsuz hiç değildir.

Kanser Sancısı

15 Aralık 2007 – 15:59

Kanser her zaman sancıya sebep olmaz. Hastaların yansında olağanüstü säncı görülmez ve hatta artrit veya sinir ucu hastalıklarından daha az sancı olduğu bilinmektedir. Genelde sancıyı kontrol etmek için ameliyat, radyasyon tedavisi veya kemoterapi uygulanır. Bazı hastalarda dayanılmaz sancılar olur ve hastalık ilerledikçe bu sancılar artar. Kanser tedavisiyle geçirilemeyen sancılarda başka yöntemlere başvurulur. Ağrı kesici ilaçlar ve ilaçsız metodlarfa da kanserli hasta hastalığın başka belirtilerinin izin verdiği ölçüde dayanabilir.

sohbet / sohbet / mırc / - site ekle - evden eve nakliyat - evden eve nakliyat - evden eve nakliye - evden eve nakliye - toplist - evden eve nakliyat - msn - msn - muhabbet - evden eve nakliyat - evden eve nakliye - nakliyat - msn nickleri - evden eve nakliye - nakliye - evden eve nakliyat - toplist - Aşk / çet / Sohpet / chat / 89 / oyun / oyunlar / llazerepilasyon.com / chat / canlı tv izle / sex hikayeleri sex porno hikaye sex video porno video sex porno 89 sex porno seks porno sex 89 hikayeler porno sex hikayeler rüya tabirleri güzel sözler sex hikaye mirc / forum / internetteki mekanınız Hosting Hizmetleri Kadınlar mekanı Kızlarla Sohbet mirc mirc bayan arkadaş çet forex mırc sex shop hikaye hikaye bakire sohbet odaları / Ödev drcetinerdotorg - drcetinerdotorg - drcetinerdotorg Chat sohbet Sohbet Chat sohbet sohbet Oyunlar1 Spor haberleri Dvd film OKS / ÖSS / Ödev dj programları arkadaş kelebek Penis büyütücü porno penis büyütücü Mp3 indir Sex shop azdirici geciktirici Penis büyütücü mırc mırc mırc Mirc Forum Forum-Haylaz Rap Script mirc Araba Resimleri Araba Oyunları Araba Videoları Araba Resimleri Manzara Resimleri youtube sohbet odaları chat odaları mirc chat odası sohbet odası Paylasim Paylasim sohbet chat oyun oyunlar forumSohbet Hotels in turkeyvB-Hacker.com daki seo yarışması film izle masal movie download youtube vB-Hacker.com daki seo yarışması vB-Hacker.com daki seo yarışmasımirc sex shop sex türkçe mirc sohbet odalarıyoutubehaberDuyguForum Radyo DuyguRadyo birkanoyunlar çanakkale çanakkale bozcaada bozcaada mirc güzel sözler oyun indir Film download güzel sözler film izle hikaye ares çoklu msn okey oyna winamp indir java indir mIRC multi msn indir java indir oyun indir real player indir limewire indir camfrog indir evden eve nakliyat evden eve nakliyat nakliyat evden eve nakliyat sürücü kursu evden eve nakliyat nakliyat arkadaş sohbet odalari sohbet sohbet kanallari sohbet siteleri çet sohbet mp3 indir müzik indir adult adult forumevden eve nakliyat evden eve nakliyat bedava oyunlar sohbet chat sex porno radyo mehter mehter halkoyunları folklor halk oyunlarıLink Ekle Toplistkiralık araç araç kiralama araba kiralama minibüs kiralama kiralık arabanakliyat nakliyat nakliyat sürücü kursu fifa 2008çocuk oyunlarıdiyetevden eve nakliyat mirc Sohbet mirc mırc mirç Chat Sohbet odaları Chat odaları Sohbet odası Chat odası Sohbet kanalları sohbet Chatkraloyun barbie oyunları minikperiNBAtürkçe pornoByKuS.OrGgta hileleri tüp bebek merkezleri evden eve nakliyat lazer epilasyon yuotube sohbet chat çet film izlemircKüresel IsınmaKral oyun Resimler ilahi dinleİslami SohbetTürkAlaysevgisohbet chat Sohbet güzel sözler Oyunnakliyat evden eve nakliyatsohbet Kızlarla Sohbet Chat Mynet mirctürkçe mirc güzel sözler mirc güzel sözler oyun indir Film download güzel sözler film izle hikayedövme porno sex Sohbet bahis kumar grup sex evlilik bahis sanal sex seks sexforum Link Takasmsn indir msn ifadeleri sohbet odaları komedi-e-okul-parmaklıklar ardında-felek-karikatür-komik vidyo-msn-msn avatarları-seyehat-seyahatYoutube Videoları izlesene videolar Dizi ve Klip Videoları rapidshare arama motoru RPG oyunlarıWork and Travel Estetik, Diyet, Sağlık Plastic Surgery Mark Zuckerberg Gezi, Otelmirc mircturkcep telefonuforum mp3 indir Sohbet mIRC Kelebek SohbetHarry Potter Sinema izle DrCetinerDotOrg cep telefonu oyunları cep programları cep oyunları harry potter ve melez prens harry potter izle yeni diziler Bıcak Sırtı Sevgili Dünürüm Cep Telefonu programları Online Sinema Film izle Dizilersilkroad online ögrencimirc chat kelebekdizi izle rent a car filo kiralama oto kiralama minibüs kiralama oto kiralamaKAVAK YELLERİ islam Gazete Oku sohbet Klavye scriptsohbet chat bedava oyun sohbet chatsohbetBıçak Sırtı Dizi İzlesohbet odalarıhayalbahcesi Hayalbahcesi Forum forum Health articles Msn Nickleri msn nickleri msn ifadeleri wmwebtr ödüllü seo yarışması Nevsehir / Sesli Sohbet Msn nickleri youtube facebook sohbetBEDAVA Bedava SMS Bedava Sms Yollama Tekno333 Crm Solutions estetik jeneratör/ ankara nakliyat ankara nakliyat/ ankara nakliyat ankara nakliyat ankara nakliyat ankara evden eve nakliyat ankara evden eve nakliyat ankara nakliyat ankara nakliyat ankara nakliyat/ ankara nakliyat ankara nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat halı yıkama ankara ankara nakliyat ankara nakliyat temizlik şirketi temizlik şirketi temizlik şirketi,halı yıkama temizlik şirketi ankara halı yıkama/ halı yıkama/ temizlik şirketi,halı yıkama ankara evden eve nakliyat evden eve nakliyat/ ankara nakliyat ankara evden eve nakliyat evden eve nakliyat ankara nakliyat